Dershanemis

2014 EVRENSEL İLETİŞİM YAY.11.SINIF DİL VE ANLATIM CEVAPLARI...

2013/2014 EVRENSEL İLETİŞİM YAY.11.SINIF DİL VE ANLATIM CEVAPLARI...
SAYFA 11
HAZIRLANALIM
1. Ziyaret ettiğiniz kitabevi veya kütüphanede kitapların ne şekilde sınıflandırıldığını, bu sınıflandırmanın nasıl kolaylıklar sağladığını açıklayınız.
 
Kütüphanelerde kitaplar türlerine, yazarlarına ve konularına göre sınıflandırlır. Bu sınıflandırmalar, aradığımız kitabı daha kolay bulmamızı sağlar.

2. Hangi türde yazılmış eserleri okumaktan hoşlanıyorsunuz? Niçin?

3. “Kurmaca” kavramından ne anladığınızı açıklayınız.
Kurmaca metinlerde yazar gerçek ve
Kurmaca, gerçekte olmadığı halde varmış gibi düşünülen, tasarlanan olay veya düşüncelere denir.
Kurmaca metinlerde gerçek olaylar veya kaynağını gerçek hayattan alan tasarlanmış olaylar anlatılır.
Kurmaca metinlerde yazar gerçeği dönüştürerek anlatır. Yani gerçeği hayal gücüyle yeniden kurgular.
Edebi metinler, kurmaca metin tarzındadır. Bunlar: şiir, mesnevi, halk hikayesi, roman, hikaye, masal,fabl, destan, efsane, öykü,tiyatro
Bazı kurmaca metinlerde yer alan olayların gerçekliği yoktur: masal, fabl
Bazı kurmaca metinlerde yazar gerçeklikten yola çıkarak kurgu oluşturur veya tümüyle hayalinde tasarlar olayları. (öykü, roman, tiyatro gibi)
 
SAYFA 13
1. ETKİNLİK

• “Sitem”, “Güğüm”, “Mağlova Suya Kavuştu” ve “Sinema” adlı metinlerin iletilerini
aşağıdaki tabloya yazınız.

METİNLER......
İLETİLERİ
Sitem : Aşk, insanı yıpratır.
Güğüm : Evinden uzak kalan kişi, daima memleketini hayal eder.
Mağlova Suya Kavuştu : Tarihi bir köprünün suya kavuşması
Sinema : Sinema, insana huzur ve mutluluk verir.

• Yazdıklarınızı arkadaşlarınızın yazdıklarıyla karşılaştırınız. Hangi metinlerin anlamı kişiden
kişiye göre değişmektedir? Bu metinlerin ifade ettikleri anlamların kişiden kişiye değişiklik
göstermesinin nedenleri üzerinde tartışınız. Ulaştığınız sonucu açıklayınız.
Sanat metinlerinin (edebi metinlerin) iletisi kişiden kişiye değişir. Öznel olmasından

• “Sitem” adlı metinden alınan “Yâr yâr!.. Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar.”
dizesindeki anlatımı, “Mağlova Suya Kavuştu” adlı metinden alınan “Alibey Deresi vadisine 16. yüzyılda Mimar Sinan tarafından yapılan Mağlova Su Kemeri 36 metre yükseklik ve 258 metre uzunluğa sahip.” cümlesindeki anlatımla karşılaştırınız. Hangi ifadelerin yan anlamda kullanıldığını belirtiniz. Yan anlamda kullanılan kelimeler okuyucuda nasıl bir etki uyandırmaktadır?
Sitem adlı metinde yan ve mecaz anlamlı sözcükler vardır. Mağlova Suya Kavuştu adlı metinde sözcükler gerçek anlamda kullanılmıştır.

• “Sitem” , “Güğüm”, “Mağlova Suya Kavuştu” ve “Sinema” adlı metinlerden hangisi veya
hangilerinde kelimeler genellikle yan anlamıyla kullanılmıştır? Kelimelerin gerçek ya da yan
anlamda kullanılmasıyla metnin yazılış amacı arasında nasıl bir ilişki olduğunu açıklayınız.
Mağlova Suya Kavuştu adlı metinde sözcükler gerçek anlamlarıyla kullanılmıştır. Diğer metinlerde yan ve mecaz anlamlı sözcükler vardır.
 

“Sitem”, “Güğüm”, “Mağlova Suya Kavuştu” ve “Sinema” adlı metinleri 9. Sınıf Türk Edebiyatı dersi, “Metnin Oluşumunu Kavrama” konusunda öğrendiğimiz bilgilerden hareketle yazılış amaçları, gerçeklikle ilişkileri ve işlevleri bakımından inceleyelim:
3. ETKİNLİK:
Sayfiyede Yaz adlı metin göstermeye bağlı bir edebi metindir. Olayı göz önünde canlandırarak anlatma amacıyla yazılmıştır. Gerçekliği kurgulayarak anlatır, kurmaca metindir, anlatımda diyaloglar vardır.
Güğüm adlı metne bakalım. Anlatmaya bağlı bir edebi metin. Okuyucuyu olay içinde yaşatma amaçlanmış, gerçeği kurgulayarak anlatan kurmaca metindir. Öyküleyici ve betimleyici anlatım biçimleri kullanılmış.
5. ETKİNLİK
 
6. ETKİNLİK:
• Aşağıda isimleri verilen metinlerde dilin hangi işleviyle kullanıldığını yazınız.
Sitem: ŞİİRSEL İŞLEV
Güğüm: ŞİİRSEL İŞLEV
Mağlova Suya Kavuştu: GÖNDERGESEL İŞLEV
Sinema: GÖNDERGESEL İŞLEV, ŞİİRSEL İŞLEV
Sayfiyede Yaz: ŞİİRSEL İŞLEV, HEYECANA BAĞLI İŞLEV 



Metinlerin yazılış amaçları ile dil özellikleri arasında doğrudan bir ilişki vardır. Bilgi vermeyi, öğretmeyi amaçlayan metinlerde dil, göndergesel işlevde, sanat metinlerinde (edebi metinler) dil, şiirsel işlevde kullanılır.

7. ETKİNLİK:
10. sınıf dil ve anlatım dersi “Anlatım Türleri” ünitesinde öğrendiklerinizden hareketle “Sitem”,“Güğüm”, “Mağlova Suya Kavuştu”, “Sinema” adlı metinlerden alınan aşağıdaki bölümlerde hangi anlatım türlerinin kullanıldığını karşılarına yazınız.

SAYFA 18
8. ETKİNLİK:
Öyküleyici, betimleyici, açıklayıcı, lirik ve söyleşmeye bağlı anlatımların hangi tür metinlerde kullanıldığını belirtiniz.
ÖYKÜLEYİCİ ANLATIM -- roman, hikaye, halk hikayesi (bu türlerin dışında gezi yazılarında da öyküleyici anlatıma yer verilebilir.)
BETİMLEYİCİ ANLATIM:-- roman,hikaye, halk hikayesi (gezi yazılarında da betimlemelere yer verilir.)
LİRİK (coşku ve heyecana bağlı anlatım) -- şiir
SÖYLEŞMEYE BAĞLI ANLATIM -- tiyatro (roman ve hikayelerde de söyleşmeye bağlı anlatım görülebiilr.)
9. ETKİNLİK
  Cevdet Bey ve Oğulları Aganta Burina Burinata
Anlatıcının Bakış Açısı Anlatıcı üçüncü tekil kişidir.
İlahi (hakim) bakış açısıyla yazılmıştır.
Anlatıcı her şeyi bilir.
Anlatıcı olayların içinde olan, olayı
yaşayan biridir.
Kahraman anlatıcının bakış açısıyla yazılmıştır.
Kullanılan Anlatım Türleri Öyküleyici anlatım
Betimleyici anlatım (karakter betimlemeleri)
Öyküleyici anlatım
Söyleşmeye bağlı anlatım
10.etkinlik:
SANATSAL  METİNLERLE ÖĞRETİCİ METİNLER ARASINDAKİ FARKLAR
SANATSAL  METİNLER
ÖĞRETİCİ METİNLER
  • Estetik zevk uyandırmak,çağrışımda bulunmak üzere yazılır.
  • Bilgi vermek amacıyla yazılır.
  • Kesinlik yoktur.
  • Kesinlik vardır.
  • Üslup kaygısı vardır. Nasıl anlattığı önemlidir.
  • Üslup kaygısı yoktur. Ne anlattığı önemlidir.
  • Öyküleyici ve betimleyici anlatım kullanılır.
  • Açıklayıcı, tanımlayıcı, örnekleyici anlatım kullanılır.
  • Söz  sanatları  çok fazla kullanılır.
  • Söz  sanatı  kullanılmaz.
  • Gerçekli kurmaca gerçeklik olarak aktarılır.
  • Anlatılanlar gerçeğin ta kendisidir.
  • Dil  sanatsal  işlevde kullanılır.
  • Göndergesel ve dil ötesi işlevde kullanılır.
  • Özneldir.
  • Nesneldir.
  • Sanatsal  metinler, öğretici metinlerden faydalanıp kendine kaynak alırken öğretici metinler,  sanatsal  metinleri kendine kaynak olarak alamaz.
  • Yan anlamlar ve mecazlar bakımında  zengindir
  • Gerçek,temel ve terim anlamlı kelimeler çok kullanılır.
  • Sanatsal  metinlerin anlamı okuyucusunun bilgisine, kültürüne  göre değişir.
  • Öğretici metinlerin anlamı herkes tarafından aynı algılanır.
  • Kelimeler karışık  ve  farklı anlamlara gelecek  şekilde  olabilir.
  • Kelimeler sade ve net bir şekilde  aktarılır.
  • Dolaylı bir anlatım vardır.
  • Doğrudan bir anlatım vardır.
ANLAMA - YORUMLAMA
Tabloda yer alan metin türlerinin yazılış amaçları, gerçeklikle ilişkileri ve dilin işlevi bakımından sanat metni mi öğretici metin mi olduğunu sınıfça tartışınız. Ulaştığınız sonuçlardan hareketle tabloyu örnekteki gibi doldurunuz.

SAYFA 20
2.Bir Ölüyle Yaşamak adlı metni inceleyelim:

• Metin bilgi vermek amacıyla mı yoksa sanatsal kaygıyla mı yazılmıştır?
METİN BİLGİ VERMEK AMACIYLA YAZILMIŞTIR.

• Metinde anlatılanların gerçekliği kanıtlanabilir mi?
KANITLANABİLİR. ÇÜNKÜ TARİH VE YER BELİRTİLMİŞ. METİNDE İSİMLERE YER VERİLMİŞ.

• Metinde hangi anlatım türü kullanılmıştır?
AÇIKLAYICI ANLATIM

• Metindeki kelimeler genellikle temel anlamlarıyla mı yoksa yan anlamlarıyla mı kullanılmıştır?
METİNDEKİ KELİMELER GERÇEK ANLAMLARIYLA KULLANILMIŞ.

• Metnin iletisi kişiden kişiye farklılıklar göstermekte midir?
FARKLILIK GÖSTERMEZ. ÇÜNKÜ METİNDEKİ KELİMELER GERÇEK ANLAMLARIYLA KULLANILMIŞ.

• Metinde dil hangi işleviyle kullanılmıştır?
GÖNDERGESEL İŞLEV

• Sizce metnin başlığı ne olmalıdır?
YAPIŞIK KARDEŞLER, YAPIŞIK HAYATLAR, SİYAM İKİZLERİ, BİR BEDENDE İKİ CAN

SAYFA 21
Anlatı, Kitap Arkası Yazısı, Olasılıksal adlı metinleri incleyelim:
ANLATI: Birinci tekil kişi ağzından yapılan anlatım var. Öyküleyici anlatım var, betimlemelere yer verilmiş, dil şiirsel işlevde kullanılmış.
KİTAP ARKASI YAZISI: Birinci tekil kişi. Öyküleyici anlatım. Betimlemeler var. Dil şiirsel işlevde kullanılmış.
OLASILIKSAL: Açıklayıcı anlatım ve betimleyici anlatım
22. sayfa
A. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun sözcükler yazınız.
• Coşku ve heyecanı dile getiren metinlerde dil, ŞİİRSEL işleviyle kullanılır.
• Yazılış amaçları, gerçeklikle ilişkileri ve kullanılan dilin işlevi bakımından metinler, SANATSAL METİNLER (EDEBİ METİNLER)…veÖĞRETİCİ METİNLER olmak üzere iki gruba ayrılır.
• Hikâye ve romanlar yazılış amaçları, gerçeklikle ilişkileri ve kullanılan dilin işlevi bakımından SANAT METİNLERİ (EDEBİ METİNLER)… metinler grubunda yer alır.
TİYATRO metinleri göstermeye bağlı metinler grubunda yer alır.
 
B. Aşağıdaki cümlelerde yargı doğru ise yay ayraç içerisine “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
• Sanat metinlerinde kurmaca vardır. (D )
• Her metnin bir iletisi vardır. ( D )
• Öğretici metinlerde dil, dil ötesi işleviyle kullanılır. ( Y )
• Hikâye ve roman yazarının amacı okuyucuya çeşitli konularda bilgi vermektir. (Y )
C. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları yanıtlayınız.
1. Aşağıdaki metin türlerinden hangisi kurmacaya dayalıdır?
A) Makale B) Gezi Yazısı C) Masal D) Deneme E) Fıkra

2. Aşağıdakilerden hangisi metinlerin gruplandırılmasında etkili değildir?
A) Yazılış amacı B) Dilin işlevi C) Anlatım türü
D) Metnin yazarı E) Gerçeklikle ilişkisi

3. Metin türleriyle ilgili aşağıda yer alan yargılardan hangisi yanlıştır?
A) Sanat metinlerinde üslup kaygısı vardır.
B) Öğretici metinlerde estetik zevk uyandırma amacı yoktur.
C) Sanat metinlerinde anlatılanlar tümüyle gerçektir.
D) Sanat metinlerinde dil şiirsel işleviyle kullanılır.
E) Öğretici metinlerde sözcükler genellikle gerçek anlamlarıyla kullanılır.
 
D. Aşağıdaki soruları yanıtlayınız.
H. G. Wells (Vels)’in, “Doktor Moro’nun Adası” adlı romanında, yarı insan yarı hayvan anlaşılmaz
birtakım yaratıkların elinden kaçıp denize koşan ve umutsuzluktan ölümü göze alan Prendik, o
anda bile işin iç yüzünü anlamak, bu yaratıkları biraz daha tanımak, daha da önemlisi ne yapacağını
öğrenmek, kendine dışarıdan bakabilmek için beslediği merakı yenemeyerek böyle düşünüyor: “Neyi
gösterir bu?” Demek insanoğlunda, ölüm korkusundan da güçlü duygular vardır; bilmek, öğrenmek
merakı.
1. Yukarıdaki metnin iletisi nedir?
İnsanoğlunda bilmek, öğrenmek merakı, ölüm korkusundan daha güçlü bir duygudur.
2. Metinde hangi anlatım türü kullanılmıştır?
Açıklayıcı anlatım türünü görüyoruz.
3. Metinde düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmuştur?
Bilmek, öğrenmek merakının insanoğlunda hep var olduğunu, ölüm korkusundan bile güçlü bir duygu olduğunu ortaya koymak için Prendik'in yaratıklardan kaçarken neler düşündüğünü anlatarak örneklendirmiş. Düşünceyi geliştirme yollarında örneklendirmeye başvurulmuştur.
11. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Cevapları (Evrensel Yay.) Metinlerin Sınıflandırılması -sayfa 23
1. Ünite Değerlendirme Soruları
A. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun sözcükler yazınız.
• Öğretici metinlerde dil GÖNDERGESEL, edebî metinlerde ŞİİRSEL. işleviyle kullanılır.
• Olay çevresinde oluşan edebî metinler ANLATMAYA BAĞLI ve GÖSTERMEYE  bağlı
metinler şeklinde gruplandırılır.

• Şiir,COŞKU VE HEYECANI DİLE GETİREN; tiyatro GÖSTERMEYE; masal, ANLATMAYA bağlı bir metin türüdür.
• “Salkım salkım tan yelleri estiğinde /Mavi patiskaları yırtan gemilerinle /Uzaktan seni düşünürüm
İstanbul” dizelerinde TEŞBİH (BENZETME), TEŞHİS (KİŞİLEŞTİRME) sanatlarıyla imge yapılmıştır.
• Edebî ürünlerde, özellikle de şiirde dile getirilmek isteneni daha canlı, daha etkili, duyumsanabilir,
göz önüne getirilebilir bir biçimde anlatmak için onunla başka şeyler arasında bağlantı kurularak
zihinde canlandırılan yeni biçimler İMGE olarak adlandırılır.
 
B. Aşağıdaki cümlelerde yargı doğru ise yay ayraç içerisine “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
• Edebî metinlerde dil bilgi iletme ya da öğretme amacına yönelik düzenlenir. (Y )
• Edebî metinlerde yazar gündelik konuşma dilinin söz değerlerine yeni anlamlar
yükler. ( D )
• Her edebî eser gerçeğin belirli bir anlama göre dilde yeniden düzenlenmesidir. ( D ) (kurmaca olması yani)
• Edebî metinlerin iletisi önceden belirlenmiş, değişmez gerçek değildir. ( D  )
• “Mevsim, ak menevişlerden tüller örüyor şehrin üstüne.” cümlesinde kişileştirme
sanatına başvurulmuştur. ( D ) (Mevsim, tül örmesi yönüyle kişileştirilmiş.)
• “Sesin bir yaz yağmuru gibi yağarken sesime” dizesinde benzetme sanatı vardır. (D) ( Ses, yaz yağmuruna benzetilmiş.)
 
C. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları yanıtlayınız.

1. (I) Öğretici metinler oluşturulurken genellikle sözcüklerin herkesçe paylaşılan somut anlamlarından
yararlanılır. (II) Metinlerde anlatılanlar gerçek yaşamdaki nesneler, varlıklar, durumlar ve olaylarla
ilgilidir. (III) Bu tür metinlerde hayal gücü yok gibidir. (IV) Mantık ölçüsü içinde gelişen ve açıklamaya
dayanan anlatım biçimi ağır basar. (V) Yazar metinde üslup kaygısını ön planda tutar.
Yukarıdaki cümlelerin hangisinde bilgi yanlışı vardır?
A) I B) II C) III D) IV E) V

2. Aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır? (sanırım öğretici metinlerle ilgili özelliklerden bahsediliyor.)
A) Kullanılan dil, duygusal ve çağrışımsal bir nitelik taşımaz.
B) Bu metinlerden öğrendiğimizi yaşama geçiremez, uygulayamayız.
C) Okuduğunu anlayabilen herkes bu tür metinlerden aynı şeyleri anlar.
D) Değişik biçimde yorumlamaya elverişli yapıları yoktur.
E) Anlatılanların doğruluğu veya yanlışlığı tartışılabilir.
Cevap B olması lazım.

3. Nedir sanat yapıtını sanat kılan? Gerçekte ne soyut anlamda bir biçim ustalığı ne de biçimi
oluşturduğu sanılan gereçlerin uyumudur. Sanat yapıtı, bir kurmaca dünyayı nesnelleştirerek sunduğu
için sanattır. Evet, bir biçim aracılığıyla yapar bu işi ama salt biçimcilerin ileri sürdüğü anlamda
değil. Bir sanat yapıtının biçimsel örgüsüyle iletilen kurmaca dünya, kendisini oluşturan gereçlerin
(edebî metinde sözcüklerin) kavramsal ilişkilerinden dolayı “düşünce”den ayrılamaz. “Güzel”i
de “çirkin”i de birlikte getirir sanat. Yoksa biçim, kendisinden önce var olan bir düşüncenin güzel bir
kalıpta dile getirilişi olarak görülemez. Sanat yapıtının biçimi de anlamı da sunduğu dünya dışında
var olamaz.
Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
A) Edebî metnin önemli özelliklerinden biri kurmaca olmasıdır.
B) Edebî metin, malzemesi dil olan bir güzel sanat etkinliğidir.
C) Sanat eseri malzemelerin bir düzen içinde birleşmesiyle oluşur.
D) Edebî metinlerin anlamı da yapısı da sanat amacıyla düzenlenir.
E) Edebî metin, kendi yapısı ve şartları içinde yaşadığı dönemi temsil eder.
Cevap E
4. Aşağıdaki metin türlerinden hangisi anlatmaya bağlı metinlerden değildir?
A) Fabl B) Mesnevi C) Destan D) Gezi Yazısı E) Roman

5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde mecazlı anlatım yoktur?
A) Bütün sınıf, sana çocuk bayramlarında zarfsız kuşlar gönderecek.
B) Herkes bir lambayla söner çocukluğun evinde.
C) Acıydı vefanın peşinatı, taksitli kırgınlık ödedim bitti.
D) Biliyorsun ben hangi kentteysem yalnızlığın başkenti orası.
E) Her geçen gün daha fazla özlüyorum o kenti.

6. Aşağıdaki dizelerin hangisinde imge, soyutlama yoluyla yapılmıştır?
A) Sevilen şarkılar, uzatılan hüzündür.
B) Benliğim bir kazan ve aklım kepçe.
C) Her fikir içimde bir çift kelepçe.
D) Kıskançlık çakılı kazıktır serde.
E) Yalnızlık bir yağmura benzer.

7. Yemeğini ağır ağır yedi, balıklara baktı, rahattı, oracığa uzandı. Bu oluk, çocukluğunun oluğuydu,
buralarda nedense korkmak aklına gelmiyordu. Korkusuz, kuşkusuz, çocukluğunda nasıl
uyursa öyle uyudu. Eşkiya olup da dağa çıktığından bu yana böyle derin, böyle deliksiz uyku uyumamıştı.
Uyandığında buna kendisi de şaştı. Ama buraları baba toprağıydı, bildik topraktı. İçindeki
sevinci kabarıp kabarıp geliyor, bir an önce gecenin inmesini bekliyordu. Karanlık kavuşur kavuşmaz
köye inecek, Hürü Ana’nın kapısına varacak, usuldan, “Ana, ben geldim.” Bakalım sesten tanıyacak
mı? Tanımaz mı o? Ne cindir!
Bu paragrafla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Edebî bir metinden alındığı
B) Metinde bir anlatıcı olduğu
C) İlahi bakış açısı kullanıldığı
D) Açıklayıcı anlatımla oluşturulduğu
E) Öyküleyici anlatım kullanıldığı

Ç) Aşağıdaki soruları sözlü olarak yanıtlayınız.
1. Read (Rid), bilim ile sanatın birbirinden ayrı olmadığını, yalnızca yöntemlerin ayrı olduğunu
ileri sürmektedir. Ona göre bilim de sanat da aynı gerçeklikle uğraşır; sanat gerçekliği betimler
ve sergiler, bilim ise açıklar. Sanat, ilişkileri estetik imgelerle anlatmaya çalışır ve doğa gizlerini
sezdirir. Bilim ise akıl yoluyla anlatmaya çalışır ve bunu ispatlar. Aradaki fark imge farkıdır. Fakat
gerçeğe ikisi birden aynı noktada varmaya çalışır. Bu bakımdan hiçbir zaman gerçek bir sanatçının
bir yapıtı, ne kadar uçuk gözükse de ne kadar akıl dışı gözükse de bir bilim yasasından daha az
gerçek değildir. Çünkü sanatçı da bilim insanı gibi gözlemlerini formüllerle ifade ediyor ve o
formülleri bulmak için doğayı gözlemliyor ve bir gerçeğe varıyor. Sanatçı da değerlendirmeleri
sonunda estetik yasaları keşfediyor.
Yukarıdaki paragraftan hareketle sanatın bilimlerle ilişkisini açıklayınız.

2. Öğretici metinler ve sanat metinleri arasındaki farklılıklar nelerdir?
SANATSAL  METİNLER
ÖĞRETİCİ METİNLER
  • Estetik zevk uyandırmak,çağrışımda bulunmak üzere yazılır.
  • Bilgi vermek amacıyla yazılır.
  • Kesinlik yoktur.
  • Kesinlik vardır.
  • Üslup kaygısı vardır. Nasıl anlattığı önemlidir.
  • Üslup kaygısı yoktur. Ne anlattığı önemlidir.
  • Öyküleyici ve betimleyici anlatım kullanılır.
  • Açıklayıcı, tanımlayıcı, örnekleyici anlatım kullanılır.
  • Söz  sanatları  çok fazla kullanılır.
  • Söz  sanatı  kullanılmaz.
  • Gerçekli kurmaca gerçeklik olarak aktarılır.
  • Anlatılanlar gerçeğin ta kendisidir.
  • Dil  sanatsal  işlevde kullanılır.
  • Göndergesel ve dil ötesi işlevde kullanılır.
  • Özneldir.
  • Nesneldir.
  • Sanatsal  metinler, öğretici metinlerden faydalanıp kendine kaynak alırken öğretici metinler,  sanatsal  metinleri kendine kaynak olarak alamaz.
  • Yan anlamlar ve mecazlar bakımında  zengindir
  • Gerçek,temel ve terim anlamlı kelimeler çok kullanılır.
  • Sanatsal  metinlerin anlamı okuyucusunun bilgisine, kültürüne  göre değişir.
  • Öğretici metinlerin anlamı herkes tarafından aynı algılanır.
  • Kelimeler karışık  ve  farklı anlamlara gelecek  şekilde  olabilir.
  • Kelimeler sade ve net bir şekilde  aktarılır.
  • Dolaylı bir anlatım vardır.
  • Doğrudan bir anlatım vardır.
3. Sanat yapıtının alımlanmasında, güzelin ardına düşmek, çirkini geride bırakmak söz konusu olamaz.
Bir sanat yapıtını anlamaya varıyla yoğuyla gelir kişi, bütün birikimiyle. Yapıtın dünyasını anlayıp
onu bütünüyle kendi dünyamızla kaynaştırmak, kendi benliğimize yönelik anlayışımızın yeni bir dengeye
oturmasıdır. Sanat, dıştan bakan bir yorumcunun sürekli sorularla yaklaştığı, salt duyusal nitelikli
uyumlardan kurulu bir nesne değildir artık. Tam tersine, sanat yapıtının kendisidir bir soru ortaya koyan.
Kendi varlık temelini oluşturan sorudur bu. Sanat, Heidegger (Haydeger)’in dediği varlığı koyar
ortaya, gerçeğin örtüsünü aralayarak olguların akışını gösterir.
Yukarıdaki paragraftan hareketle yazınsal metinler ile okuyucu arasında nasıl bir ilişki olduğunu
açıklayınız

                                                                                                               ALINTI